|
Karahallı’nın Yunan Kuvvetleri Tarafından İşgali
Hür müydüm hür uzun bozkırlarda
At oynatırdın kıtalardan kıtalara
Kan akıttın gül büyüttün Anadolu’da
Bir gün, zillet ayak bastı cennet vatanına
Kan akıtmak zamanı geldi aziz toprağına
Çünkü güller yeşerecekti
Kan akıtmadan vatan denemezdi o toprağa
(Karahallılı Halk Ozanı Aşık Hafız)
Karahallı’da, Uşak’ın işgal edilmesiyle beraber yani 29 Ağustos 1920
tarihinde bir fiil* işgal altına alınmıştır. Yunan askerleri, Paşalar
Köyü civarında, eski Uşak yolundan Karahallı’ya gelmişlerdir. Yunan
kuvvetleri, kendilerinden emin ve mağrurdu. Askerler neşeliydi
. İşgal ile beraber her yerde olduğu gibi; Karahallı halkı
işgalden çok üzgün, kutsal vatanlarının başkaları tarafından
sahiplenmesinden gözü yaşlı bir halde idiler. Yüzyıllardan beri
dertlerini, tasalarını, mutluluklarını, bayramlarını bu topraklarda
birbirleriyle paylaşmışlardır. Ama gözü dönmüş, daha dün Türk’ün
tabiiyeti altında bulunan İtilaf Kuvvetleri’nin uşağı Yunanlılar, Türk
Milleti’nin içinde bulundurduğu hürriyet ve bağımsızlık mefhumundan
habersiz, hunharca Karahallı’yı işgal etmişlerdir. İleri yaştaki
insanlar, daha önce seferberlik sırasında Anadolu coğrafyasının dört bir
yanında vatan mücadelesi içinde savaşmışlar, yakınlarını, dostlarını
kaybetmişler ve aciz Yunanlıları her şeye rağmen topraklarında görmüşler
ve “buda mı olacaktı” naralarıyla semavatı
gizliden gizliye inletmişlerdir. Bu durum ümitsizliği değil, aksine asil
kanlarında barındırdıkları kudretin ortaya çıkmasına vesile olacaktı.
Karahallı’nın işgali ve Yunanlıların tutumları, Hafız Veli Çimen ile
yaptığım röportajlarda belirginleştirmeye çalıştım. Buna göre; Yunan
askerleri işgal ile birlikte beraber her yerde olduğu gibi ilk olarak
yönetim binasını ele geçirmişler ve ileri gelen yöneticileri hakimiyetleri altına almışlardır. Karahallı’nın tüm
köy odalarını ve ileri gelenlerin evlerini işgal etmişler ve burada
barınmışlardır.* O dönemde Karahallı’da yaklaşık 50 köy odasının mevcut
olduğu bilinmektedir. Her odada 5 ile 10’ ar kişi kalmış ve takribi olarak 300
ile 400 Yunan askeri Karahallı’ya gelmiştir. Özellikle büyüklüğü
itibariyle Çepni Mescidi’nde* konaklamışlar ve yönetimi buradan idare
etmişlerdir. Takribi 80 kadar asker burada barınmıştır.
Karahallı’ya, Yunan askerlerinin geldiğini duyan ahali evlere gizlenmiş
ve Yunan askerlerine gözükmek istememişlerdir. Bu olay halk içerisinde
büyük bir korku yaratmış ve biçare halk hiç mukavemet göstermeden teslim
olmuştur.
Yunan kuvvetleri, Karahallı halkını merkez camilerde toplamış (özellikle
ulu camide) ellerinde bulunan silahları, değerli takıları gasp etmiş,
buna mukavemet gösterenlere eziyet ederek halkı bezdirmeye çalışmıştır.*
Bir sabah paşalar yokuşundan
Çığ geliyordu yonan cavırından
Anala, bacıla gözü yaşlı alamaktan
Ganında ki bebekle düşdü
yonan cavırından
Yaşlıla sessiz, içten içe sızılı
Ciğeri yandı hepimizin, canla alındı
30’la 40’la gelmedi Türk’e darıldı
Kalbimiz yaralı yonan cavırından
Camile odala ağla durur
Dün hafızla guran okurken bugün yonan oturur
Kadınla oturmuş alaşır durur
Çocukların bedi benzi atmış yonan cavırından
Karahallı halin kara nedendir bilir misin
Yonan geldi toprağına gezer misin
Aşık Hafız sustu gayrı, sen bundan gerimisin
Bu halımız ciğeri yanasıca yonan cavarından
Yunan askerleri, Karahallı’nın diğer köylerine de yerleşmişler ve aynı
uygulamaları buralarda da göstermişlerdir. Bulundukları süre içerisinde
halka eziyet, gasp, tecavüz gibi çirkin işlerden geri kalmamışlardır.
Yunan kuvvetlerinin, Karahallı’nın ileri gelenlerinin evlerini ve
mallarını gasp ettikleri de görülmüştür.
Yunan kuvvetlerinin, Uşak merkezde, Uşak’ın diğer köy ve nahiyelerinde
gösterdiği mezalimi Karahallı’ya kısmen gösterdiği gözükmektedir. Bunun
nedeni ise anlatılanlara göre nahiye müdürüdür. Karahallı Nahiye
Müdürünün o dönem için Rum olması ve müdürün Yunan kuvvetleri ile iyi
geçinmesi mezalimi hafifletmiştir. Rum müdürün Yunan kuvvetlerinin
isteklerini yerine getirmesi ve her şeyden önce aynı milletten olmaları
Karahallı için bir avantaj olmuştur. Her ne olursa olsun Yunan askerleri
yapacaklarını yine yapmışlardır. Yunan askerlerinin genç kadınları ve
kızları görmemeleri için dışarıya çıkmamaları, çıksalar bile suratlarını
kara boyalarla boyayıp, elbiselerini kirli göstermek suretiyle çirkin
gözükmeye çalışmaları acıklı bir durum göstergesidir. Evlenecek kız için
düğün yapılmadığı gibi, oğlan evine gidecek kızların gece götürülmeleri
Yunan askerlerinin tecavüz korkusundandır.
Anala ağla duru sessizce
Yunan cavırı kol geze gizlice
Gızların suratı gara gözel
gözükmesin daye
Cavır bakmasın namusa, ara, erin mahremine
Cepni’de bayram yapar oynarlar
Allah’ın evini meyhane yapalar
Bunlada yok ki namus ar
Yarab kudret daha bizde çok kanlar akar
Aşık Hafız kes sesini
Toprağına girmiş yonan illeti
Al eline tüfeği hançeri
Karahallı senin bil gayri
Karahallı’nın ileri gelenleri de bu durumu farklı yönde kullanmışlardır.
Nahiye müdürü olan Rum’un birkaç tanede kızı vardır. İleri gelenler Rum
müdüre, kendilerine bir şey yaptırmaması karşılığında, kızlarına alarak
Karahallı’ya yerleşmesine izin vereceklerini söylemişlerdir.
Her yerde olduğu gibi Karahallı’da da cesaretsiz vatan düşmanları
olmuştur. Anlatılana göre: Yunan komutanının, bu kişilerden güzel bir
kadın istediği, bu kişilerinde halen daha hayatta olan bir kadın
götürdüğü ve kadınında büyük bir erdemlik göstererek pencereden kendini
aşağı attığı ve tecavüzden kurtulduğu bilinmektedir. Türk kadınındaki
yüksek ahlak, yeri gelince namusu için ölümü dahi düşündürtmüştür. Bu
olaydan başka buna benzer olaylar hakkında elimde malumatlı bir bilgi
yoktur. Onun haricinde Yunan askerlerinin, Cepni
Mescidi’ni kapatarak burada eğlendiklerini ve önemli günlerini
kutladıklarını bilmekteyiz.
Ayrıca daha önce Kur’an okunduğu, zenginlerin
yemek verdiği odalar kapatılmıştır. Bunda en büyük etken Yunan zulmü
korkusudur.
|